17 Ağustos 2009 Pazartesi

Zirveye Doğru (2) Uzun ince bir yolun izinde…


Batı’nın nasıl Topkapı Sarayı varsa Doğu’nun da İshak Paşa saray var. Yapımı 99 yıl sürmüş olan bu eşsiz sarayı gezmek unutulmaz bir tecrübe oldu. Yapı ciddi anlamda onarım görmüş, ama ne yazık ki doğulu grafiticiler burayı da istila etmiş. Duvarlarda kazınmış aslı kalp emre’ler görmek çok sinir bozucu bir durumdu. Güzel olan bölgenin yerli sininde yapıya ilgi gösterip gezmesiydi. Hatta bizin gezdiğimiz dakikalarda yeni bir evli bir çift fotoğraf çektiriyordu. Zindanlar ise kendinizi orta çağda hissetmenize neden oluyordu.

Yorucu bir gün oldu. Akşam kendimizi Doğubayazıt’ta SİM-ER otelinde bulduk. 3 yıldızlıydı ama Doğubayazıt’ı ziyarete gelen önde isimlerin hepsi buradaydı. Otelde geçirdiğimiz (ilk gece ve son gece) iki gece boyunca 4. Ağrı Dağı Türk Ülkeleri Kültür ve Sanat Festivali nedeniyle gelmiş olan Mısır ve Almanya Büyükelçilerinden, Ankara Devlet Opera ve Bale topluluğunun üyelerini gördük. Bitmedi siyasilerde var; Ahmet Türk, Aysel Tuğluk, Doğubayazıt Belediye Başkanı, Ufuk Sönmez… Bunun üzerine grubun doktorlarından Hakan otele ‘Reina’ adını uygun gördü. Erken bir akşam yemeğinden sonra kısa ve neşeli bir grup toplantısının ardından erkenden odalara çekildik. Sabahın ilk ışıklarıyla kalkıp hafif bir kahvaltı ettik ve ardından kamyonun arkasına çantaları attık. Şehirde aman ölürsünüz çocuklar dediğimizi unutup tam iki saat bir kamyonun arkasında sıra sıra dizilmiş Elikli gibi 4,5 köyü izleyerek Ağrı dağının eteklerine vardık. İşte o andan itibaren uzun ince bir yolda yürü babam yürü…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder