Levent'te bir arkadaşın ofisine uğradıktan sonra açlığımı bastırmak için bir büfeye girdim. Çizbuger istedim, arkadan fon müzik çalıyor Madonna 'one minute'lu bir şeyler söylüyor. Gazete istedim Yeni Şafak verdiler okurum dedim. Ortam nası :) neyse sadede geleyim.Münevver Karabulut cinayeti ile ilgili bilenen tek şey geçen günlerin sayısı, onun dışında başka da bir B.k yok! Şimdi yeni bir delil elde etmişler efem neymiş sahte kimlik bulmuşlar. O da Cem'in bu cinayeti daha önceden planlamış olacağını gösteriyormuş. Ya! bu adamlar ne diyor!? Bu insanlar hiç mi genç olmadılar mı? Soruyorum 17 yaşında bir genç, cinayeti bir kenara bırakırsak sizce neden sahte kimlik çıkartır? Hadi kasın biraz daha... Elbette gece dışarı çıkmak için çıkartır. Yoksa en başından yanına almaz mıydı. Bence kimliğin üzerinde bu kadar durmak yerine kimliği kim üretmiş olduğunu araştırmak daha önemli. Bunu elbette düşünmüşlerdir diye tahmin ediyorum ama neden bu düşüncelerini hayat geçirmiyorlar, işte onu çok merak ediyorum. Yeni Emniyet Müdürü'de çok aydınlatıcı bir şey söyledi "Garipoğlu yurt dışına kaçmış", ya siz bizi gerçekten bu kadar salak mı zannediyorsunuz. (Batman'a öğretmen bulunamaması kasti mi diye düşünmeden edemiyorum) Neyse bence bu olayı zamana bırakıp unutulmasını istiyorlar. Eğer ben bir tanıdık yolu ile Cem Garipoğlu'nun uyuşturucu kullandığını, arkadaşının ailesi çocuklarının Cem ile görüşmesini yasakladığını ve daha önemlisi baba Garipoğlu'nun Rus mafyası ile ilişkisi olduğunu ve Cem'in onlar tarafından saklandığına dair söylemler duyuyorsam neden Emniyet bu çocuğun izini bulamıyor. Elbette benim öğrendiklerimin doğru olmama ihtimali yüksek ama en ufak bir bilgi bizi nerelere götürür bir düşünün. Hele Emniyetin elinde ki bilgilerle nereye varılacağını bir düşünün. Neyse ben polisten ümidi kestim. Nasıl olsa bu cinayeti namus meselesi yapmış çok büyük bir gazeteci grubu var, onlar bu işi çözer.
M.
27 Temmuz 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder